settle
Çeviri
çözmek, yerleşmek, yatışmak, ödemek
Örnekler
They agreed to settle the argument.
Tartışmayı çözmek için anlaştılar.
My grandparents settled in Canada.
Büyükannem ve büyükbabam Kanada'ya yerleşti.
The dust began to settle.
Toz çökmeye başladı.
Let's settle the bill now.
Hadi hesabı şimdi ödeyelim.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (...ı) çözmek. We need to settle this matter.
((in a place)) (...a) yerleşmek. They settled in a small town.
((down)) sakinleşmek. The children finally settled down.
((for sth.)) (...a) razı olmak. He had to settle for a smaller car.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'oturtmak, yerleştirmek, düzene sokmak' anlamına gelen 'setlan' kelimesinden, 'setl' (koltuk) kelimesinden türemiştir. Fikir, oturmuş veya sabitlenmiş hale gelmektir.
Hafıza İpuçları
Tozun bir yüzeye 'çökmesini' veya insanların rahat bir sandalyeye 'yerleşmesini' hayal edin. Nihai, sakin bir duruma ulaşmakla ilgilidir.