adjective

silly

aptalca, saçma, budala

That was a silly mistake to make.

Bu yapılacak aptalca bir hataydı.

Don't be silly, of course I can help.

Saçmalama, tabii ki yardım edebilirim.

He made a silly face to make the baby laugh.

Bebeği güldürmek için komik bir surat yaptı.

((sıfat)) sağduyu veya muhakeme eksikliği olan veya gösteren. It was a silly thing to say.

((to be)) silly aptalca veya şakacı bir şekilde davranmak. Stop being silly and listen to me.

Eş anlamlılar: foolish, goofy, absurd; Zıt anlamlılar: serious, sensible, wise

Orta İngilizce'de 'mutlu, kutsanmış' anlamına gelen 'sely' kelimesinden evrilerek 'masum' ve sonra 'aptalca' anlamına gelmiştir.

Tepesinde pervane olan 'aptalca' bir şapka takan birini hayal edin. Genellikle şakacı bir şekilde kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.