adjective

smashed

parçalanmış, kırık, çok sarhoş (argo)

The smashed glass was all over the floor.

Kırık camlar yerin her tarafındaydı.

He was completely smashed after the party.

Partiden sonra tamamen sarhoştu.

((olmak)) parçalanmış olmak The smashed glass was all over the floor.

((olmak)) çok sarhoş olmak (argo) He was completely smashed after the party.

Eş anlamlılar (kırık): broken, shattered; Eş anlamlılar (sarhoş): drunk, wasted, intoxicated

'to smash' fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir.

Bir nesnenin parçalara 'ayrılması' fikrini, bir kişinin zihninin alkolle 'parçalanması' fikriyle birleştirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.