noun

spite

kin, garez, nispet

He did it out of spite.

Bunu nispet olsun diye yaptı.

She felt a lot of spite towards her ex-boss.

Eski patronuna karşı çok kin besliyordu.

out of spite nispet olsun diye, kininden Bunu nispet olsun diye yaptı.

Eş anlamlılar: malice (kötü niyet), ill will (kötü niyet), malevolence (kötülük); Zıt anlamlılar: goodwill (iyi niyet), kindness (nezaket)

Eski Fransızca 'despit' (hor görme) kelimesinden, Latince 'despectus'tan gelir. 'Despite' (rağmen) ile ilgilidir, ikisi de bir karşıtlık anlamı taşır.

Türkçedeki 'nispet yapmak' ifadesini düşünün. 'Spite' kelimesi tam olarak bu nispetin arkasındaki kin ve garez duygusunu ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.