verb

stagger

sendelemek, şaşırtmak, kademeli yapmak

He staggered out of the bar.

Bardan sendeleyerek çıktı.

I was staggered by the news.

Haber karşısında şaşkına döndüm.

We will stagger the start times.

Başlangıç saatlerini kademeli yapacağız.

((zarf/edat öbeği)) sendeleyerek yürümek veya hareket etmek Bardan sendeleyerek çıktı.

((birini)) şaşırtmak (birini) çok şok etmek veya şaşırtmak Haber karşısında şaşkına döndüm.

((bir şeyi)) kademeli yapmak (bir şeyi) aynı anda olmayacak şekilde düzenlemek Başlangıç saatlerini kademeli yapacağız.

Eş anlamlılar: totter, reel, astound, amaze

Eski Norsça 'stakra' kelimesinden gelir, 'itmek, sendelemek' anlamına gelir.

O kadar şok olmuş birini hayal edin ki geriye doğru 'sendeliyor' (stagger). Veya bir şeyleri aynı anda değil, 'kademeli' (staggered) bir düzende düzenlemeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.