verb

stir

karıştırmak, kıpırdatmak, uyandırmak (duygu)

Stir the soup with a spoon.

Çorbayı bir kaşıkla karıştır.

He didn't stir in his sleep.

Uykusunda kıpırdamadı.

The story stirred my emotions.

Hikaye duygularımı harekete geçirdi.

((sth.)) (bir şeyi) karıştırmak Stir the soup with a spoon.

kıpırdamak kıpırdamamak Uykusunda kıpırdamadı.

((sth.)) (duyguları vb.) harekete geçirmek Hikaye duygularımı harekete geçirdi.

Eş anlamlılar: mix, agitate, move, rouse, excite

Eski İngilizce'de 'hareket ettirmek, çalkalamak' anlamına gelen 'styrian' kelimesinden gelir.

Bir şeyi 'stir' (karıştırmak) için bir 'stick' (çubuk) veya 'steer'ing wheel (direksiyon) kullandığınızı hayal edin. Dairesel hareket, sıvıları karıştırmaya, hafifçe hareket etmeye veya duyguları 'uyandırmaya' uygulanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.