noun

string

ip, sicim, tel, dizi

He tied the package with a piece of string.

Paketi bir parça iple bağladı.

She wore a string of pearls around her neck.

Boynuna bir dizi inci takmıştı.

The guitar string broke during the concert.

Konser sırasında gitar teli koptu.

((a piece of string)) bir parça ip He tied the package with a piece of string.

((a string of + çoğul isim)) bir dizi ~ She wore a string of pearls.

Eş anlamlılar: cord, thread, line, rope

Eski İngilizce'deki 'güçlü' ile ilgili olan 'streng' kelimesinden gelir. İp, güçlü, ince bir kordondur.

Bir sonrakiyle bağlantılı bir boncuk 'dizisi' (string) hayal edin, tıpkı bir dizi olay gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.