adjective

suspicious

şüpheli, kuşkulu

The dog is suspicious of strangers.

Köpek yabancılardan şüpheleniyor.

He reported a suspicious package to the police.

Polise şüpheli bir paket bildirdi.

Her behavior was very suspicious.

Davranışları çok şüpheliydi.

((suspicious of sb./sth.)) (-den) şüphelenmek Kedi yeni köpekten şüpheleniyor.

((It is suspicious that...)) (... olması) şüpheli Hemen sonra gitmesi şüpheli.

Eş anlamlılar: doubtful, wary, questionable; Zıt anlamlılar: trusting, innocent

'suspicion' (şüphe) kelimesine sıfat yapan '-ous' ('...ile dolu') ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Yani, kelimenin tam anlamıyla 'şüphe dolu'.

İki yönlü anlamı unutmayın: 'şüpheli' OLABİLİRSİNİZ (bunu siz hissedersiniz) veya bir şey 'şüpheli' GÖRÜNEBİLİR (bu hissi o yaratır).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.