taken
Çeviri
dolu, ilişkisi var, büyülenmiş
Örnekler
Sorry, this seat is taken.
Üzgünüm, bu koltuk dolu.
I can't ask her out, she's taken.
Ona çıkma teklif edemem, sevgilisi var.
He was very taken with the new design.
Yeni tasarımdan çok etkilenmişti.
Dilbilgisi Kalıpları
((olmak)) taken dolu olmak Bu koltuk dolu mu?
((olmak)) taken ilişkisi olmak Sanırım onun zaten bir ilişkisi var.
((olmak)) taken ((with sb./sth.)) (-den) etkilenmek Yavru köpekten çok etkilenmişti.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'take' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Bir şeyin başka biri veya başka bir şey tarafından 'alınmış' olduğu anlamını taşır.
Hafıza İpuçları
'to take' fiilini düşünün. Bir koltuk 'taken' (dolu) ise, birisi onu zaten 'almıştır'. Bir kişi 'taken' (ilişkisi var) ise, birisi onun kalbini 'almıştır'.