verb

tangle

dolaştırmak, karıştırmak, didişmek

The long ropes tangled in the wind.

Uzun ipler rüzgarda dolaştı.

Don't tangle the yarn while you knit.

Örgü örerken yünü dolaştırma.

He didn't want to tangle with the new boss.

Yeni patronla dalaşmak istemiyordu.

((bir şey)) dolaşmak The ropes tangled.

((bir şeyi)) dolaştırmak to tangle the yarn

((biriyle/bir şeyle)) dalaşmak to tangle with the law

Eş anlamlılar: dolaştırmak, düğümlemek, sarmak; Zıt anlamlılar: çözmek, düzeltmek

Orta İngilizce'den, muhtemelen İskandinav kökenli, 'tangle' adı verilen bir deniz yosunu türüyle ilgilidir.

Dolaşmış bir iplik yumağı hayal edin. Bu kelime aynı zamanda isim olarak da kullanılır: 'bir kablo karmaşası'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.