verb

bang

vurmak, çarpmak, gümlemek

He banged his fist on the table.

Yumruğunu masaya vurdu.

The shutters banged in the wind.

Panjurlar rüzgarda çarpıyordu.

((bir şeyi)) bir şeye vurmak bir şeyi başka bir şeye çarpmak He banged his fist on the table.

((bir şeye)) vurmak bir şeye tekrar tekrar vurmak Someone was banging on the door.

Eş anlamlılar: hit, strike, slam, knock

Yansıma sözcük, yüksek bir çarpma sesini taklit eder.

Kelimenin kendisi, tanımladığı eylem gibi ses çıkarır: 'BANG!'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.