adjective

thorough

eksiksiz, tam, titiz

She did a thorough cleaning of the house.

Evin tam bir temizliğini yaptı.

The police conducted a thorough investigation.

Polis kapsamlı bir soruşturma yürüttü.

Be thorough in your work.

İşinde titiz ol.

((bir)) eksiksiz ((isim)) büyük bir özen ve eksiksizlikle yapılmış O çok titiz bir işçidir.

titiz olmak ((bir şeyde)) dikkatli ve eksiksiz olmak Araştırmanda titiz olmalısın.

Eş anlamlılar: meticulous (titiz), comprehensive (kapsamlı), complete (tam); Zıt anlamlılar: careless (dikkatsiz), superficial (yüzeysel)

Eski İngilizce'de 'içinden, vasıtasıyla' anlamına gelen 'þurh' kelimesinden türemiştir. Bir şeyin başından sonuna 'içinden geçme' fikrine dayanır.

Her bir detayın 'içinden geçtiğinizi' (through) hayal edin. Her şeyin 'içinden geçerseniz', 'thorough' (eksiksiz) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.