tire
Çeviri
yormak, bıktırmak
Örnekler
The long walk tired the children.
Uzun yürüyüş çocukları yordu.
He never tires of talking about his work.
İşi hakkında konuşmaktan hiç bıkmaz.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) (birini) yormak. Bu iş beni çok yordu.
((of sth./-ing)) (bir şeyden/yapmaktan) bıkmak. Beklemekten bıktım.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: yormak, tüketmek; Zıt anlamlılar: enerji vermek, canlandırmak
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'başarısız olmak, yorulmak' anlamına gelen 'teorian' kelimesinden gelir. Tekerlek için kullanılan 'tire' (lastik) kelimesiyle ilgisi yoktur.
Hafıza İpuçları
Bir araba lastiğinin (tire) uzun bir yolculuktan sonra aşınıp 'yorulduğunu' düşünün. Bu, yorgun hissetme durumuyla bağlantı kurmanıza yardımcı olur.