verb

treat

davranmak, tedavi etmek, ısmarlamak, işlemden geçirmek

She treats her pets like children.

Evcil hayvanlarına çocuk gibi davranır.

The doctor will treat your injury.

Doktor yaralanmanı tedavi edecek.

I'll treat you to a movie.

Sana bir film ısmarlayacağım.

The wood is treated to resist water.

Ahşap, suya dayanıklı olması için işlemden geçirilir.

((sb./sth.)) ((with sth.)) (birine/bir şeye) (bir şekilde) davranmak She treats her dog with great care.

((sb.)) ((for sth.)) (birini) (bir şey için) tedavi etmek The doctor is treating him for a fever.

((sb.)) ((to sth.)) (birine) (bir şey) ısmarlamak I will treat you to lunch.

((sth.)) ((with sth.)) (bir şeyi) (bir şeyle) işlemden geçirmek They treated the wood with a special varnish.

ele almak, yönetmek, ilgilenmek, ağırlamak

Eski Fransızca 'traitier', Latince 'tractare' ('ele almak, yönetmek' anlamına gelir) kelimesinden gelir.

Birine iyi 'davrandığınızda' (treat), ona özel bir 'muamele' (treatment) yapmış olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.