verb

tried

denemek, çabalamak, yargılamak

I tried to open the door.

Kapıyı açmayı denedim.

She tried the new recipe.

Yeni tarifi denedi.

He was tried for theft.

Hırsızlıktan yargılandı.

((to-inf)) bir şey yapmayı denemek He tried to call you.

((-ing)) bir şeyi deneme olarak yapmak Have you tried restarting the computer?

((sth.)) bir şeyi denemek I tried the soup to see if it needed salt.

Eş anlamlılar: attempt, endeavor; Zıt anlamlılar: give up, quit

Eski Fransızca 'trier' (ayırmak, elemek) kelimesinden gelir. 'Girişimde bulunmak' anlamı, bir şeyi 'test etme' fikrinden gelişmiştir.

'Trial' (duruşma), kanıtların 'tried' (denendiği) yasal bir süreçtir. 'Tried' bu eylemin geçmiş zaman halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.