verb

yell

bağırmak, haykırmak

Don't yell at me.

Bana bağırma.

She yelled for help.

Yardım için bağırdı.

He yelled that the house was on fire.

Evin yandığını bağırdı.

((biri)) bağırır (biri) yüksek sesle bağırır Someone yelled in the street.

((birine)) bağırmak (birine) bağırmak, genellikle öfkeyle Don't yell at me.

((bir şey için)) bağırmak (bir şey) elde etmek için bağırmak She yelled for help.

((bir şeyi)) bağırmak (bir şeyi) yüksek sesle söylemek He yelled my name.

Eş anlamlılar: shout (bağırmak), scream (çığlık atmak), cry out (haykırmak); Zıt anlamlılar: whisper (fısıldamak), murmur (mırıldanmak)

Eski İngilizce'de 'bağırmak, haykırmak' anlamına gelen 'giellan' kelimesinden gelir.

'yell' kelimesinin sesi, tanımladığı eylem gibi keskin ve yüksektir. Birinin 'İmdat!' diye bağırdığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.