adjective

brash

küstah, arsız, aceleci, gösterişli

His brash comments offended everyone.

Küstah yorumları herkesi gücendirdi.

The brash colors of the painting were overwhelming.

Tablonun cırtlak renkleri bunaltıcıydı.

((brash)) + isim küstah ... Onun küstah tavrı sevilmiyor.

(biri) ((brash)) (biri) küstah Genç ve biraz küstah.

Eş anlamlılar: impudent, audacious, bold; Zıt anlamlılar: meek, timid

Kökeni belirsizdir, ancak muhtemelen 'çarpmak' anlamına gelen 'crash' veya 'atılmak' anlamına gelen 'dash' ile ilgilidir.

'Crash' (çarpma) kelimesine benziyor. Düşünmeden konuşmalara veya durumlara 'dalıp' küstahça davranan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.