noun

bumper

tampon, (sıfat olarak) bol

The car's front bumper is dented.

Arabanın ön tamponu göçmüş.

We had a bumper crop of tomatoes this year.

Bu yıl bol bir domates mahsulümüz oldu.

a car's ((noun)) bir arabanın tamponu The car's front bumper is dented.

a ((noun)) crop bol bir mahsul We had a bumper crop of tomatoes this year.

Eş anlamlılar: (araba parçası) fender, shield; (sıfat kullanımı) abundant (bol), plentiful (bereketli)

'bump' (çarpmak) fiilinden ve '-er' ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla, bir çarpmayı alan şey.

Bir 'bumper' (tampon), bir 'bump' (çarpma) ile başa çıkmak için arabadadır. Sıfat anlamı için, sepetlerden 'taşacak' (bumping out) kadar büyük bir hasat düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.