noun

buoyancy

kaldırma kuvveti, yüzme yeteneği, neşelilik, canlılık

The life vest provides buoyancy in the water.

Can yeleği suda kaldırma kuvveti sağlar.

Her natural buoyancy helped her through difficult times.

Onun doğal neşeliliği zor zamanların üstesinden gelmesine yardımcı oldu.

((sth.))'nın kaldırma kuvveti Geminin kaldırma kuvveti test edildi.

neşeye sahip olmak/göstermek Doğal bir neşesi var.

Eş anlamlılar: floatability (yüzebilirlik), cheerfulness (neşelilik), optimism (iyimserlik); Zıt anlamlılar: depression (depresyon), pessimism (kötümserlik)

İspanyolca 'boya' (şamandıra) kelimesinden gelen 'buoyant' sıfatından türemiştir. '-ancy' eki bir durumu veya niteliği belirtir.

Suda yüzen bir 'şamandırayı' (buoy) hayal edin. Hem fiziksel 'kaldırma kuvvetine' sahiptir hem de hiç batmadığı için neşeli ve dirençli görünür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.