verb

bustle

telaşla koşuşturmak, acele etmek

People bustled about in the market.

İnsanlar pazarda telaşla koşuşturuyordu.

((sb.)) telaşla koşuşturmak İnsanlar istasyonda telaşla koşuşturuyordu.

((sb.)) ((etrafta)) etrafta koşuşturmak Mutfakta etrafta koşuşturuyordu.

Eş anlamlılar: hurry, rush, scurry; Zıt anlamlılar: linger, dawdle

Orta İngilizce'den, muhtemelen 'busk' (hazırlanmak) ile ilgili, hızlıca hazırlanmayı düşündürüyor.

'Bus hustle' (otobüs koşuşturması) gibi ses çıkarıyor. Yoğun bir otobüse binmek için koşuşturan insanları hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.