conjunction

but

ama, fakat, ancak, hariç

He is smart, but lazy.

Akıllı ama tembel.

Everyone but John went to the party.

John hariç herkes partiye gitti.

((cümle 1)), ama ((cümle 2)) iki zıt fikri bağlamak için He is smart, but lazy.

((herkes/her şey/vb.)) hariç ((biri/bir şey)) 'dışında' anlamında Everyone but John went.

Synonyms: however, yet (bağlaçlar); except, besides (edatlar).

Eski İngilizce'de 'dışında, hariç' anlamına gelen 'butan' kelimesinden türemiştir.

Cümlede bir 'dönüş noktası' gibi düşünün, bir zıtlık veya istisna belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.