verb

cajole

tatlı dille kandırmak, gönlünü almak

He cajoled her into signing the document.

Tatlı dille onu belgeyi imzalamaya ikna etti.

She tried to cajole a raise from her boss.

Patronundan zam koparmaya çalıştı.

((sb.)) ((into -ing)) (birini) tatlı dille (-meye) ikna etmek He cajoled her into signing the document.

((sth.)) ((from sb.)) (birinden) (bir şeyi) tatlı dille koparmak She tried to cajole a raise from her boss.

Eşanlamlılar: kandırmak, ikna etmek, dil dökmek; Zıt anlamlılar: zorlamak, mecbur etmek

Fransızca 'cajoler' kelimesinden, muhtemelen 'kafes içindeki bir kuş gibi cıvıldamak' anlamına gelen 'cageoler'den.

Birini 'neşeli' (jolly) sözlerle bir 'kafese' (cage) sokmaya çalıştığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.