adjective

callous

duygusuz, katı, nasırlı

He made a callous remark about her mistake.

Onun hatası hakkında duygusuz bir yorum yaptı.

Years of hard work made his hands callous.

Yıllarca süren sıkı çalışma ellerini nasırlaştırdı.

duygusuz bir ((yorum/eylem)) başkalarına karşı duyarsız ve zalimce bir umursamazlık göstermek. That was a callous remark.

Eş anlamlılar: kalpsiz, duygusuz, hissiz; Zıt anlamlılar: merhametli, duyarlı

Latince 'sert deri' anlamına gelen 'callum' kelimesinden gelir. 'Duygusal olarak katılaşmış' mecazi anlamı buradan gelişmiştir.

'Callus' sert deridir (nasır). 'Callous' bir kişi 'katı bir kalbe' sahiptir ve başkalarının duygularına karşı duyarsızdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.