verb

chatter

gevezelik etmek, çene çalmak, takırdamak

The children chattered excitedly in the classroom.

Çocuklar sınıfta heyecanla gevezelik ettiler.

My teeth were chattering from the cold.

Soğuktan dişlerim takırdıyordu.

((sb.)) chatter (bir şey hakkında) gevezelik etmek Planları hakkında neşeyle gevezelik ettiler.

((one's teeth)) chatter (dişleri) takırdamak Soğuk rüzgarda dişleri takırdıyordu.

Eş anlamlılar: babble, prattle, jabber

Hızlı, anlaşılmaz konuşma veya dişlerin birbirine çarpma sesini taklit eden yansıma (onomatopoeic) kökenlidir.

Hızlı konuşma için 'ça-ça-ça' sesini veya dişlerin takırdamasını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.