verb

churn

çalkalamak, altüst etmek, (müşteri) kaybetmek, çırpmak

She churned the cream to make butter.

Tereyağı yapmak için kremayı çalkaladı.

My stomach churned nervously before the exam.

Sınavdan önce midem heyecandan altüst oldu.

The company churns thousands of customers each month.

Şirket her ay binlerce müşteri kaybediyor.

((sth.)) (bir şeyi) çalkalamak, çırpmak Kremayı çalkaladı.

((nesnesiz)) çalkalanmak, altüst olmak Midesi altüst oldu.

Eş anlamlılar: agitate (çalkalamak), stir (karıştırmak), roil (bulandırmak)

Eski İngilizce'de tereyağı yapmak için kullanılan 'cyrin' (yayık) kelimesinden gelir.

Eski bir yayığın kolunu çevirdiğinizi hayal edin. Bu tekrarlayan, çalkalayan hareket hem fiziksel eylem hem de müşteri kaybı iş konsepti için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.