verb

clap

alkışlamak, el çırpmak, vurmak, (isim) alkış

The audience began to clap.

Seyirciler alkışlamaya başladı.

He clapped his friend on the back.

Arkadaşının sırtına vurdu.

We heard a loud clap of thunder.

Yüksek bir gök gürültüsü duyduk.

((sb./sth.)) için alkışlamak birisi/bir şey için alkışlamak Kalabalık kazanan için alkışladı.

((sb.))'nın sırtına/omzuna vurmak birinin sırtına/omzuna vurmak Omzuna vurdu.

bir ((sth.)) gürültüsü/şakırtısı bir şeyin ani yüksek sesi Ani bir gök gürültüsü beni uyandırdı.

Eş anlamlılar: applaud (alkışlamak), pat (hafifçe vurmak), strike (vurmak); (isim) bang (patlama), peal (çınlama)

Eski İngilizce'deki vurma sesini taklit eden onomatopoetik 'clappan' kelimesinden gelir.

İki elinizin bir araya geldiğinde çıkardığı sesi düşünün: 'ŞAP!'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.