adjective

contentious

tartışmalı, çekişmeli, kavgacı

It was a contentious decision to close the factory.

Fabrikayı kapatmak tartışmalı bir karardı.

He has a contentious personality.

Onun kavgacı bir kişiliği var.

tartışmalı bir konu/mesele Tartışmalı bir konu. Politics is a contentious topic.

Eş anlamlılar: controversial (tartışmalı), debatable (tartışılabilir), argumentative (kavgacı); Zıt anlamlılar: agreeable (uyumlu), uncontroversial (tartışmasız)

'contention' (çekişme) + sıfat yapan '-ous' ekinden. Kelimenin tam anlamıyla 'çekişme dolu' demektir.

'Tartışmalı' (contentious) bir konu, insanların üzerinde 'çekiştiği' (contend) bir konudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.