verb

curb

dizginlemek, frenlemek, kontrol altına almak

The government is trying to curb inflation.

Hükümet enflasyonu dizginlemeye çalışıyor.

You need to curb your enthusiasm.

Hevesini dizginlemen gerekiyor.

((sth.)) (bir şeyi) dizginlemek Yeni yasa, yasa dışı indirmeleri dizginlemeyi amaçlıyor.

Eş anlamlılar: restrain, control, limit; Zıt anlamlılar: encourage, release

Eski Fransızca 'courber' (eğmek) kelimesinden, o da Latince 'curvare'den gelir. 'Dizginlemek' anlamı, bir atın dizginindeki boynunu eğen kayıştan gelir.

Yolda bir arabanın ilerlemesini engelleyen fiziksel bir 'kaldırım kenarı' (curb) hayal edin, bu 'dizginlemek' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.