adjective

disaffected

hoşnutsuz, memnuniyetsiz, soğumuş

The disaffected youth felt ignored by the government.

Hoşnutsuz gençler hükümet tarafından görmezden gelindiklerini hissettiler.

He became disaffected with the company's policies.

Şirketin politikalarından hoşnutsuz hale geldi.

((isim)) hoşnutsuz ((isim)) The disaffected youth felt ignored.

((with sth.)) (-den) hoşnutsuz He became disaffected with the company's policies.

Eş anlamlılar: discontented, dissatisfied, alienated; Zıt anlamlılar: contented, loyal

'dis-' (olumsuzluk) öneki + 'affected' ('eğilimli' anlamında). Artık bir gruba veya inanca tatmin veya sadık olmamak anlamına gelir.

Birinin bir gruba veya fikre olan 'sevgisinin' (affection) 'koptuğunu' (dis-) hayal edin. Artık bağlı değiller.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.