noun

dismay

dehşet, yılgınlık, hayal kırıklığı

She looked at him in dismay.

Ona dehşet içinde baktı.

To my dismay, the tickets were sold out.

Hayal kırıklığı içinde biletlerin tükendiğini gördüm.

in dismay dehşet içinde Ona dehşet içinde baktı.

to (sb.'s) dismay (birinin) hayal kırıklığına uğrayarak Hayal kırıklığı içinde biletlerin tükendiğini gördüm.

Eş anlamlılar: alarm, şok, dehşet, hayal kırıklığı; Zıt anlamlılar: zevk, neşe, rahatlama

Eski Fransızca 'desmaier' kelimesinden, 'dis-' (yoğunlaştırıcı bir ön ek) + 'maier' (güce sahip olmak). Güç veya kontrolü kaybetme hissi.

'This may not be good!' (Bu iyi olmayabilir!) diye düşünün. Dehşet duygusu, şok ve hayal kırıklığının bir karışımıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.