exasperation
Çeviri
öfke, hiddet, sinirlenme
Örnekler
He sighed in exasperation.
Öfkeyle iç çekti.
Her exasperation with the slow service was obvious.
Yavaş hizmetten duyduğu öfke belliydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((öfkeyle)) öfke göstererek veya hissederek She threw her hands up in exasperation.
((bir şeye/birine karşı öfke)) bir şeyden/birinden rahatsız olma hissi I felt a growing exasperation with the delays.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'pürüzlü yapmak, tahriş etmek' anlamına gelen 'exasperare' kelimesinden, 'ex-' (tamamen) + 'asper' (pürüzlü) köklerinden gelir. Birini tamamen pürüzlü veya sinirli yapma fikri.
Hafıza İpuçları
Sabrınızı aşan yoğun bir hayal kırıklığına neden olan 'ekstra pürüzlü' ('asper') bir durum hayal edin.