preposition

except

hariç, dışında

Everyone came except for Tom.

Tom hariç herkes geldi.

The store is open every day except Sunday.

Dükkan Pazar hariç her gün açık.

I like all fruits except bananas.

Muz hariç tüm meyveleri severim.

except ((for)) ((sb./sth.)) ...hariç Everyone came except for Tom.

except ((that...)) ...dışında, ...hariç ki I would go, except that I'm busy.

Synonyms: but, apart from, other than

Latince 'dışarı' anlamına gelen 'ex-' ve 'almak' anlamına gelen 'capere' kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı almak' demektir.

Bir grup eşya düşünün ve içinden birini 'dışarı alıyorsunuz'. O eşya istisnadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.