noun

exodus

göç, toplu göç, hicret

There was a mass exodus of refugees from the city.

Şehirden büyük bir mülteci göçü yaşandı.

The book of Exodus describes their departure from Egypt.

Çıkış kitabı onların Mısır'dan ayrılışını anlatır.

an exodus of ((sb.)) from ((a place)) ((bir yerden)) ((birilerinin)) göçü There was an exodus of talent from the company.

Eş anlamlılar: ayrılış, göç, kaçış; Zıt anlamlılar: varış, akın

Yunanca 'ex-' (dışarı) + 'hodos' (yol) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı çıkış yolu'.

Toplu ayrılış anlamını hatırlamak için 'exit' (çıkış) kelimesindeki 'ex-' ve bir 'yol' (-odus) üzerindeki büyük bir insan grubunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.