verb

forge

kurmak, sahtesini yapmak, dövmek (metal)

They forged a strong alliance.

Güçlü bir ittifak kurdular.

He forged the signature on the check.

Çekteki imzayı taklit etti.

The blacksmith forged a sword from steel.

Demirci çelikten bir kılıç dövdü.

((bir şeyi)) kurmak, sahtesini yapmak They forged a strong alliance.

Eş anlamlılar: create, build, counterfeit, fake

Eski Fransızca 'forge' (demirci dükkanı) kelimesinden, o da Latince 'fabrica' (atölye) kelimesinden gelir. 'Fabricate' (imal etmek) ile ilgilidir.

Bir demircinin metali çekiçle dövdüğünü hayal edin. Bu şekillendirme eylemi mecazi olarak ilişkilere ('ittifak kurmak') veya yasa dışı olarak belgelere ('imza taklit etmek') uygulanabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.