verb

hamper

engellemek, aksatmak, köstek olmak

Heavy rain will hamper the rescue efforts.

Şiddetli yağmur kurtarma çalışmalarını engelleyecek.

Lack of funding hampered the project's progress.

Finansman eksikliği projenin ilerlemesini engelledi.

((bir şeyi)) (bir şeyi) engellemek The bad weather hampered our progress.

Eş anlamlılar: engellemek, köstek olmak; Zıt anlamlılar: yardım etmek, kolaylaştırmak

Orta İngilizce'den, kökeni belirsiz. Muhtemelen 'sepet' anlamına gelen 'hamper' ismiyle ilgisizdir.

Büyük bir çamaşır sepetinin (hamper) yolunuzu tıkadığını ve hareketinizi engellediğini (hampering) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.