noun

hardship

zorluk, sıkıntı, güçlük

The family faced many hardships after the war.

Aile savaştan sonra birçok zorlukla karşılaştı.

Economic hardship is a major problem in the region.

Ekonomik zorluk bölgedeki önemli bir sorundur.

to face hardship(s) zorluklarla karşılaşmak They faced great hardship during the winter.

economic/financial hardship ekonomik/mali zorluk Many people are experiencing financial hardship.

Synonyms: adversity, suffering, difficulty; Antonyms: ease, comfort, prosperity

'hard' (zor) kelimesine, 'friendship' (arkadaşlık) kelimesinde olduğu gibi bir durumu veya hali belirten '-ship' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Yelken açması 'zor bir gemi' ('hard ship') hayal edin; bu, zorlu bir yolculuğu veya zor bir yaşam durumunu temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.