noun

hurdle

engel, mania, zorluk

He cleared the first hurdle easily.

İlk engeli kolayca aştı.

Finding a job was a major hurdle.

İş bulmak büyük bir engeldi.

a hurdle ((to sth.)) (bir şeye) engel Lack of funding is a major hurdle to the project.

Eş anlamlılar: obstacle, barrier, impediment; Zıt anlamlılar: aid, advantage

Eski İngilizce'de geçici bir bariyer olarak kullanılan, iç içe geçmiş dallardan oluşan bir çerçeve anlamına gelen 'hyrdel' kelimesinden gelmektedir.

Spordaki 'engeli' düşünün. Bu kelime aynı zamanda hayattaki 'zorluklar' için de kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.