verb

instigate

kışkırtmak, teşvik etmek, ayaklandırmak, başlatmak

He was accused of instigating the riot.

İsyanı kışkırtmakla suçlandı.

The new policy instigated a wave of protests.

Yeni politika bir protesto dalgası başlattı.

((bir şeyi)) başlatmak/kışkırtmak. The new policy instigated a wave of protests.

((birini)) ((bir şey yapmaya)) kışkırtmak. He instigated his friends to protest.

Eş anlamlılar: provoke, incite, foment; Zıt anlamlılar: quell, suppress

Latince 'dürtmek, teşvik etmek' anlamına gelen 'instigare' kelimesinden gelir. 'in-' (içinde, üzerine) + '*stigare' (dürtmek, kışkırtmak) köklerinden oluşur.

Birini harekete geçirmek için 'iğnelediğinizi' (sting) düşünün. 'In-stigate', birini bir şey yapması için 'içeriden' (in) 'iğnelemek' (sting) demektir, genellikle olumsuz bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.