adjective

intact

sağlam, bozulmamış, dokunulmamış

The ancient vase remained intact for centuries.

Antik vazo yüzyıllarca sağlam kaldı.

His reputation survived the scandal intact.

İtibarı skandaldan sağlam çıktı.

sağlam olmak/kalmak hasarsız veya bütün olmak The package remained intact during shipping.

Eş anlamlılar: undamaged, whole, complete; Zıt anlamlılar: damaged, broken

Latince 'dokunulmamış' anlamına gelen 'intactus' kelimesinden gelir. 'in-' (olumsuzluk) + 'tactus' (dokunulmuş) olarak ayrılır.

'in-' (değil) ve 'tact' (temas) olarak düşünün. Yani 'temas edilmemiş', zarar görmemiş demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.