verb

leap

sıçramak, atlamak, fırlamak

The frog leaped into the pond.

Kurbağa gölete sıçradı.

Profits leaped by 20 percent.

Kârlar yüzde 20 arttı.

He leaped at the opportunity.

Fırsatın üzerine atladı.

((sth.)) üzerinden atlamak At çitin üzerinden atladı.

((sth.)) üzerine atlamak Yurtdışında okuma şansının üzerine atladı.

Eş anlamlılar: jump, spring, bound

Eski İngilizce'de 'koşmak, dans etmek, sıçramak' anlamına gelen 'hlēapan' kelimesinden gelir.

'a leap of faith' (inanç sıçraması) ifadesiyle veya fazladan bir gün olan 'artık yıl' (leap year) ile ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.