adjective

melancholy

melankolik, hüzünlü, kasvetli

A melancholy tune played on the radio.

Radyoda melankolik bir melodi çalıyordu.

He had a melancholy expression on his face.

Yüzünde melankolik bir ifade vardı.

melancholy ((isim)) (bir şeyi) hüzünlü veya düşünceli olarak tanımlamak için. A melancholy tune played on the radio.

Eş anlamlılar: hüzünlü, kederli, düşünceli, efkârlı; Zıt anlamlılar: neşeli, mutlu, şen

Yunanca 'melas' (siyah) + 'kholē' (safra) kelimelerinden gelir. Antik tıp, üzüntünün aşırı kara safradan kaynaklandığına inanıyordu.

'Mela-' kelimesini karanlık, kasvetli bir ruh hali gibi 'siyah' olarak düşünün. 'Melankolik bir melodi' hüzünlü bir şarkıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.