adjective

mindful

dikkatli, bilinçli, farkında

You should be mindful of other people's feelings.

Diğer insanların duygularına karşı dikkatli olmalısın.

She is mindful that her actions have consequences.

Eylemlerinin sonuçları olduğunun farkındadır.

((bir şeye)) karşı dikkatli olmak (bir şeyin) farkında olmak You should be mindful of other people's feelings.

((bir şeyin)) farkında olmak (bir şeyin) öyle olduğunun bilincinde olmak She is mindful that her actions have consequences.

Eş anlamlılar: aware (farkında), conscious (bilinçli), attentive (dikkatli); Zıt anlamlılar: mindless (düşüncesiz), unaware (habersiz), heedless (dikkatsiz)

'mind' (zihin) + '-ful' (dolu) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'zihin dolu' veya 'dikkat dolu'.

'Mindful' olmak, 'mind'ınızın (zihninizin) bir şeyin farkındalığıyla 'full' (dolu) olmasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.