noun

note

not, kısa mektup, açıklama, nota

I left a note on the table.

Masanın üzerine bir not bıraktım.

She played a high note on the piano.

Piyanoda yüksek bir nota çaldı.

The book has many helpful notes at the end.

Kitabın sonunda pek çok faydalı not var.

a note ((about/on sth.)) (sth.) hakkında bir not I made a note about the meeting.

to leave a note ((for sb.)) (sb.) için bir not bırakmak I left a note for you.

memo, mesaj, kayıt, açıklama

Latince 'işaret, simge' anlamına gelen 'nota' kelimesinden gelir. Temel fikir bir şeyi işaretlemektir.

Türkçedeki 'not almak' ifadesini düşünün. Bu, yazılı mesaj anlamıyla doğrudan bağlantılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.