Adjektiv

präsent

mevcut, hazır, canlı

Alle Mitglieder waren präsent.

Bütün üyeler mevcuttu.

Die Erinnerung ist noch sehr präsent.

Hatıra hala çok canlı.

Du musst auf der Bühne präsenter sein.

Sahnede daha mevcut olmalısın.

biri/bir şey präsent (biri/bir şey) mevcut Bütün üyeler mevcuttu.

bir şey ((birine)) präsent (bir şey) (birinin) aklında canlı olmak Hatıra onun için hala çok canlı.

Eş anlamlılar: anwesend (mevcut), gegenwärtig (güncel); Zıt anlamlılar: abwesend (yok)

Latince 'praesens' (birinin önünde olan, el altında) kelimesinden gelir. İngilizce 'present' kelimesiyle doğrudan kökteştir.

Görünüşü ve sesi İngilizce'deki 'present' kelimesine çok benzer. Sadece anılar için 'canlı' anlamına da gelebileceğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.