blicken
Çeviri
bakmak, göz atmak
Örnekler
Er blickte aus dem Fenster.
Pencereden dışarı baktı.
Sie blickte auf die Uhr.
Saate baktı.
Wir blicken optimistisch in die Zukunft.
Geleceğe iyimser bakıyoruz.
Dilbilgisi Kalıpları
((auf+4)) bir şeye bakmak Saate baktı.
((in+4)) içine bakmak Geleceğe bakıyoruz.
((aus+3)) dışarı bakmak Pencereden dışarı baktı.
Benzer Kelimeler
schauen, sehen, gucken
Etimoloji
İngilizce 'blink' (göz kırpmak) kelimesiyle kökteştir. 'Blicken' bakma eyleminin kendisini ifade eder.
Hafıza İpuçları
Hızlı bir 'göz kırpma' (blink) eyleminin bir 'bakışa' dönüştüğünü düşünün. Genellikle 'schauen' veya 'gucken' kelimelerinden daha resmi veya edebi bir ifadedir.