Verb

sprühen

püskürtmek, serpmek, parlamak, çiselemek

Er sprüht Farbe auf die Wand.

Duvara boya püskürtüyor.

Ihre Augen sprühten vor Freude.

Gözleri sevinçle parlıyordu.

Es sprüht leicht, nimm einen Schirm mit.

Hafif çiseliyor, yanına bir şemsiye al.

((et4)) ((auf+4)) bir şeyi bir şeyin üzerine püskürtmek Bahçıvan çiçeklerin üzerine su püskürtüyor.

((vor+3)) bir şeyle parlamak Yeni fikirlerle parlıyor.

es sprüht çiselemek Bütün gün sadece çiseledi.

Eş anlamlılar: spritzen (fışkırtmak), funkeln (parlamak), nieseln (çiselemek)

Proto-Cermen dilinde 'yaymak, saçmak' anlamına gelen bir kökten gelir.

Sesi İngilizce 'spray' kelimesine çok benzer, bu da birincil anlamını hatırlamayı kolaylaştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.