Adjektiv

stauend

tıkayan, biriktiren, sıkıştıran

Der stauende Verkehr nervt alle Fahrer.

Tıkanan trafik tüm sürücüleri sinirlendiriyor.

Das Wasser fließt, sich am Wehr stauend.

Su, sette birikerek akıyor.

((stauend-)) + İsim (sıfat olarak kullanım) Tıkanan trafik bir sorundur. Der stauende Verkehr ist ein Problem.

Eş anlamlılar: blockierend (bloke eden), aufhaltend (durduran)

'stauen' (tıkamak, biriktirmek) fiilinin sıfat-fiil hali, 'Stau' (trafik sıkışıklığı) ile ilgilidir.

Hiç bitmeyen bir 'Stau' (trafik sıkışıklığı) hayal edin. Bu durum 'stauend' (tıkayan) bir durumdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.