Nomen

die Unterdrückung

baskı, zulüm, bastırma

Sie kämpften gegen die politische Unterdrückung.

Siyasi baskıya karşı savaştılar.

Die Unterdrückung von Gefühlen kann schädlich sein.

Duyguların bastırılması zararlı olabilir.

((von+3)) ...nın baskısı Azınlıklara yönelik baskı kabul edilemez. (Die Unterdrückung von Minderheiten ist inakzeptabel.)

Eş anlamlılar: Repression (baskı), Tyrannei (tiranlık); Zıt anlamlılar: Freiheit (özgürlük), Befreiung (kurtuluş)

'unter-' (altında) + 'drücken' (basmak) + '-ung' (isim eki). Kelimenin tam anlamıyla 'altına basmak' demektir.

Birinin ağır bir şeyin 'altında' ('unter') fiziksel olarak 'ezildiğini' ('drücken') hayal edin. Bu görsel, baskıyı temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.