stehen
Çeviri
ayakta durmak, bulunmak, yakışmak, yazılı olmak
Örnekler
Der Mann steht am Fenster.
Adam pencerede duruyor.
Das Auto steht vor dem Haus.
Araba evin önünde duruyor.
Die Farbe steht dir gut.
Bu renk sana çok yakışıyor.
Was steht in der Zeitung?
Gazetede ne yazıyor?
Dilbilgisi Kalıpları
((wo)) durmak (yerde) Er steht an der Ecke.
((j-m)) yakışmak (birine) Das Kleid steht dir gut.
((wo)) yazmak (yazılı olmak) Das steht im Buch.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlı: bulunmak; Zıt anlamlı: liegen (yatmak)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'stan' kelimesinden gelir, İngilizce 'stand' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'stand' gibi. Dik duran şeyler için kullanılır.