Verb

auf|füllen

doldurmak, takviye etmek, yeniden doldurmak

Kannst du bitte das Glas auffüllen?

Bardağı doldurur musun lütfen?

Wir müssen die Vorräte auffüllen.

Stokları takviye etmemiz gerekiyor.

((et4)) auffüllen (bir şeyi) doldurmak Rafları doldurmak.

((et4)) ((mit+3)) auffüllen (bir şeyi) (bir şeyle) doldurmak Bardağı suyla doldurmak.

Eş anlamlılar: nachfüllen, ergänzen; Zıt anlamlılar: leeren, ausleeren

'auf-' (yukarı) ön eki ve 'füllen' (doldurmak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'yukarıya kadar doldurmak'tır.

Bir kabı ağzına kadar, yani 'yukarı' ('auf') doldurduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.